Samsun Yurt Savunma

Abdullah Öcalan Türkü'de, Kürdü'de böler

Samsun Kent Haber köşe yazarı şehit ağabeyi Ayhan Hamlı, Abdullah Öcalan'ın kürtlerin değil, teröristlerin lideri olduğunu belirttiği köşe yazısında, "Abdullah Öcalan'dan kimseye hayır gelmez. Türkü'de, Kürdü'de böler" dedi.


ÖCALAN KÜRTLERİN DEĞİL TERÖRİSTLERİN, BEBEK KATİLLERİNİN LİDERİDİR
Konu hassas, konu beş parmağın birini kırmaya ayırmaya yönelik hain bir harekettir. Kamuoyu saçma - sapan magazin haberleriyle meşgul edilirken, bunun ne kadar farkındayız? Biz istediğimiz kadar Terörsüz Türkiye isteyelim, bunun için vatan sağ olsun demeye içtenlikle devam edelim.

Hiçbir şekilde kimseyi şu, bu diye ayrıştırmayalım, kız almışız, kız vermişiz, birlikte aynı haksızlıklara uğramışız ama biz kimseyi ayırmamış kimseyi kendimizden farklı görmemiş anayasamızda, hiç kimseye etnik kökeni nedeniyle bir ayrımcılık bir engel yapılmamış. Hiç kimseye başbakan, general, cumhurbaşkanı, emniyet müdürü, vali, işçi, memur olurken etnik kökeni nedeniyle bir engelleme ya da yukarı çıkarma gibi, bir ayrımcılık yapılmamışsa, bu ülkede yaşayan herkes anayasaya göre birinci sınıf vatandaştır. 

Buna rağmen Terörsüz Türkiye söylemi ile birlikte PKK terör örgütünün lideri olan terörist başı Abdullah Öcalan kendisini Türkiye Cumhuriyetinden çok daha güçlü görmeye başlamış, fırsat bu fırsat derken gerçek yüzünü bir kez daha  göstermiştir. Buna da bu fırsatı maalesef yeni 2.çözüm süreci görüşmeleri vermiştir.

Birilerine göre 'sayın', birilerine göre 'kurucu önder' olan namı değer bebek katili Abdullah Öcalan, İmralı’da cam kafeste yargılandığı günleri unutmuş,  sayın değil sanık Abdullah Öcalan  diyerek mahkeme başkanının kendisi hakkında verilen ÖLÜM CEZASI ile cezalandırılması yönündeki kararı (hükmü) açıkça okuyup anlattığı gün, yaşadığı o büyük korkuyu 26 yıl sonra, maalesef unutmuş. Artık efelenmeye başlamıştır. 

İmralı’da 26 yıldır cezasını çekmekte olduğunu düşündüğümüz, inandırılmaya çalışıldığımız bebek katili Abdullah Öcalan, İmralı’da adeta bir karargah kurmuş, her türlü koruma tedbirini de, Türkiye Cumhuriyeti Devletine yaptırmış. İmralı’dan yansıyan müzakere görüntüleri, şehit yakını kimliğimle böyle düşünmeme neden oldu, diyebilirim. 

Biz şehit yakınları bebek katili teröristbaşı Abdullah Öcalan’ı herşeyden önce başka cezaevlerinde cezasını çeken diğer hükümlülerden farklı görmedik. Ama gerçekler hem acı, hem de çok farklıymış. Aslında Abdullah Öcalan anayasada yeri olmayan ayrıcalıklarla İmralı’da özel bir konuk gibi ağırlanmış. Hem de sıvası dökük çatısı akan fakir evinin değil, zengin konağının konuğu gibi bir eli yağda bir eli balda ağırlanmış.

Halbuki hakkında açıklanan Ölüm Cezası hükmünün ikinci maddesi çok açık 'Sanığın eylemlerinin yoğunluğu ve sürekliliği, bebek, çocuk, kadın, ihtiyar ayrımı gözetilmeden binlerce masum insanın öldürülmüş olması, amaç suç için işlenen vasıta suçlardan yüzlercesinin ölüm cezasını gerektirmesi, bu eylemlerin ülke için ciddi yakın ve büyük tehlike teşkil etmesi, ceza adaletinin sağlanması, hak ve nefaset kuralları gözönünde tutularak sanık hakkında takdiren TCK'nın 59. maddesinin uygulanmasına yerolmadığına' demişken gizli bir el değil ama bizim bilmediğimiz bir güç, bebek katilini dik tutabilmek için hep arkasında durmuş. 

Sonuç çok açık ve net! Bizim teröristbaşı bebek katili diye bildiğimiz Abdullah Öcalan birilerinin kendisine 'kurucu önder' demesiyle birlikte kendisini bir anda Kürtleri temsil eden bir lider gibi gördü. Biz kendisini Kürtlerin değil, terör örgütünün lideri olarak görsek bile, birileri ısrarla bebek katilini Kürtlerin lideri olarak görmeye ve göstermeye devam etmektedir. 

Bunun böyle olmadığını sağduyu sahibi Kürtler elbette ifade ediyor ve terör örgütü liderine itibar etmiyor. Terör örgütübaşı Abdullah Öcalan'dan medet ummuyor. Çünkü biliyor ki PKK terörü Abdullah Öcalan'ın emir ve talimatları sonucunda Kürt bebeklerini, kadınlarını, gençlerini vahşice katletmiştir. Ama görünen köy maalesef kafa karıştırıyor. Bu rüzgara aldanıp terör örgütü lideri Abdullah Öcalan'ı böyle bir yere taşıma ısrarını, devam ettirenler sadece Türkiye Cumhuriyeti Devletine değil, masum sağduyulu Kürtlere de ciddi zararlar  veriyor.

İnsanların 'Terörsüz Türkiye' hayali teröristbaşı Abdullah Öcalan'ın bölücü hayallerine kurban edilemez. Bebek katili Abdullah Öcalan'dan bu süreçte medet umanlar büyük bir hüsrana hazırlıklı olmalıdır. Bu hüsran hepimize çok ciddi  zararlar verebilir/verecektir. Çünkü terör örgütü elebaşı Abdullah Öcalan dün olduğu gibi, bugünde aynı şekilde terör örgütü lideri olup, namı değer bebek katilidir.

İdealinden ve hedefinden hiçbir şekilde vazgeçmemiştir. Ömrünün sonuna kadar İmralı'da kalmalı, ömrünü İmralı'da tamamlamalıdır. Adaya gönüllü giden üç milletvekili aracılığı ile, bildirdiği talep ve istekleri bölünmeye yönelik talepler olarak değerlendirilebilir. Şart şurt yok derken, aşırı kabul edilemez taleplerini kayıt altına aldırdığını Gazeteci Yazar Saygı Öztürk’ün açıklamalarından öğrendikten sonra, pes artık demek zorunda kaldık.

Terörsüz Türkiye sürecinde bebek katili Abdullah Öcalan'dan medet ummanın yanlış bir yol olduğunu söylemek çok mu zor. Bebek katili Abdullah Öcalan'dan kimseye hayır gelmez. Türkü'de, Kürdü'de böler. Çünkü o teröristlerin lideridir.