Samsun Yurt Savunma

Bu ülkede neden yaşayana bu kadar kör, ölene bu kadar dakikiz?

Bu ülkede neden  yaşayana bu kadar kör, ölene bu kadar dakikiz? Yaşamak zor ölmek kolay! Samsun Kent Haber köşe yazarı Ayperi Türkoğlu yazdı.


YAŞAMAK ZOR, ÖLMEK KOLAY
 
Son dönemlerde televizyonu açıyorsun, sosyal medyaya bakıyorsun, gazetelere göz atıyorsun ve ülkenin ortak ekranı hep aynı:
Bir düğmeye basılmış gibi arka arkaya açılan taziye metinleri.
"Başımız sağ olsun"
"Milletimizin başı sağ olsun"
"Acımız büyük"
 
Sanki bu ülkenin en sık kurduğu cümle artık:
"Baş sağlığı"
 
Bir baş sağlığı ülkesine döndük.
 
Yaşarken görülmeyen vatandaş,
öldüğünde birden değerli.
Hayattayken duyulmayan ses,
tabuta girince kıymetli.
 
Yaşarken devlet yok...
Ama ölünce devlet dört dörtlük.
Dakik, şaşmaz, pürüzsüz.
 
Öyle ki...
Bazı şehirlerin musluğundan su akmaz,
ama cenaze aracı tam vaktinde gelir.
Mezar yeri çoktan hazırlanmıştır.
Tabut ölçülüdür. Evrak eksiksizdir.
Kimse 'sistem çöktü' demez.
Kimse 'yarın gel' demez.
 
Aynı vatandaş, hayattayken
hastanede saatlerce sıra bekler,
adliyede koridor koridor dolaşır,
bir kurumdan diğerine savrulur.
 
Ama öldüğünde?
Birden herkes işinin ehli olur.
Saat gibi işleyen bir düzen çıkar karşına.
Ne büyük ironi...
 
Yaşamak zor.
Ölmek kolay.

Ve tam bu noktada şu soruyu sormak kaçınılmaz:
 
Bu ülkede neden yaşayana bu kadar kör,
ölene bu kadar dakikiz?
 
Neden "iyi ki varsın" demek bu kadar zor,
"başın sağ olsun" demek bu kadar kolay?
 
Çünkü biz bu ülkede yaşamı değil,
ölümü çok iyi yönetiyoruz... şimdilik!
 
Bir ülke yaşayanına değer vermiyorsa, 
ölüsüne verdiği değer de bir gün sadece 
bir ritüelden ibaret kalır.
 
Bu yüzden mesele ölüm değil.
Ölüme gösterilen kusursuz düzen hiç değil.
 
Mesele çok daha basit:

Önce yaşam çürür.
Sonra ölüm bile çürür.
 
Bu ülkenin ihtiyacı 'baş sağlığı' değil
Başımızın sağ olduğu bir hayat.