Samsun'da Demir'in ismi kütüphaneye verilmeli mi? İşte anket sonucu!
Samsun'da merhum eski başkan Mustafa Demir'in isminin kütüphaneye verilmesi kamuoyunda tartışma yarattı. Mustafa Demir'in ismi kütüphaneye verilmeli mi? Samsun Kent Haber köşe yazarı Sefa Aşar, Samsun'un tartıştığı konuyu anket sonucuyla birlikte köşe yazısında yazdı.
Samsun Bu Karara 'Hayır' Diyor!
Bir kente ait önemli bir kamu yapısına isim vermek, basit bir tabela tercihi değildir. Bu, şehir hafızasının hangi değerler etrafında kurulacağına ilişkin kamusal, sembolik ve siyasal sonuçları olan bir karardır. Çünkü kent belleği ve kentsel toponimi (yer adlandırma bilimi), bir şehrin yalnızca fiziksel sınırlarını değil, sosyolojik ve kültürel aidiyetini de inşa eder.
Kamusal yapılar, kentin ortak değerlerinin yaşatıldığı kültürel taşıyıcılardır. Özellikle kütüphane gibi bilgiye, eğitime, gençliğe ve ortak geleceğe hitap eden yapılar; gündelik siyasal ilişkilerin, parti içi vefa reflekslerinin ya da dar çevre kararlarının konusu yapılamaz.
Kentlerde meydanlara, parklara, caddelere ve kamu tesislerine isim verilirken temel ölçütler bellidir: hukuki yetki, kamusal yarar, toplumsal mutabakat, kapsayıcılık, yerel hafızada olumlu karşılık bulma ve ayrıştırıcı değil birleştirici olma niteliği.
Samsun’un Atakum ilçesinde, eski Türk-İş Eğitim Merkezi alanında inşa edilen yeni Şehir Kütüphanesi’ne, bir önceki dönem Büyükşehir Belediye Başkanı Sayın Mustafa Demir’in isminin verilmesi yönündeki tasarruf, bu bağlamda ciddi bir meşruiyet krizi ve "toplumsal rıza" sorununu beraberinde getirmektedir. Bir ismin kentin en görünür kültür yapılarından birine verilmesi için o ismin kent belleğinde nasıl yer tuttuğu, halkta nasıl bir karşılık ürettiği ve toplumsal meşruiyet taşıyıp taşımadığı dikkate alınmalıdır. Mustafa Demir dönemi hizmetleriyle değil; Samsun kamuoyunda yoğun tartışmalarla, iletişim sorunlarıyla, ben yaptım oldu algısıyla ve geniş toplumsal tepkilerle hatırlanmaktadır.
Siyaset biliminde bir kararın meşruiyeti, o kararın muhatabı olan kitlenin rızasına dayanır. Yerel bir anket firmasının (HALK Anket & Araştırma) verilerine göre, Samsun halkının yüzde 84 gibi ezici bir çoğunluğu bu isimlendirmeye karşı olduğunu beyan etmiştir. Modern yönetişim ilkeleri uyarınca, halkın bu denli yüksek bir oranda veto ettiği bir ismin, yine halkın kullanımına sunulan bir eğitim yuvasına verilmesi; milli irade ve katılımcı demokrasi söylemleriyle taban tabana zıttır.
Bir kütüphane, doğası gereği birleştirici, kapsayıcı ve kentin ortak aklını temsil eden bir mekân olmalıdır. Toplumun geniş kesimlerinde karşılığı bulunmayan, hatta tepki çeken bir ismin kamusal bir yapıya nakşedilmesi, kentsel aidiyet duygusunu zedelemekte ve kamusal alanı bir "politik dayatma" sahasına dönüştürmektedir.
Burada ayrıca analize muhtaç olan çelişki ise mevcut Büyükşehir Belediye Başkanı Sayın Halit Doğan’ın yönetimsel tutumundaki makas değişikliğidir. Doğan, göreve başladığı ilk evrelerde sivil toplum kuruluşları (STK) ve halkla kurduğu diyalog odaklı profil ile olumlu bir imaj çizmiştir. Fakat son dönemde, söz konusu "uzlaşı kültüründen" sapıldığını ve yerel siyasetin yeniden "üstenci bir karar alma mekanizmasına" evrildiğini görüyoruz. Toplumsal hassasiyetleri göz ardı eden bu tutum, belediyeciliğin temel ödevi olan "halkla bütünleşme" misyonuna zarar vermektedir.
Bu nedenle en doğru yol, bu kararın yeniden değerlendirilmesi; üniversiteler, meslek odaları, STK’lar, öğrencilerin katılımıyla yeni bir isim belirleme sürecinin başlatılmasıdır. Bir kütüphanenin adı, toplumun hafızasında yeni bir ayrışma başlığı değil; ortak aidiyet duygusunu güçlendiren bir sembol olmalıdır.
Samsun’un yeni şehir kütüphanesi polemikle değil, mutabakatla açılmalıdır. Çünkü bir kentin kütüphanesi, o kentin ortak mirasını, kültürel derinliğini ve geleceğe bakışını simgeler. Samsun Büyükşehir Belediyesi bu kararı yeniden değerlendirmeli; Şehir Kütüphanesi’ni daha açılmadan tartışmalı bir tabelanın gölgesinde bırakmamalıdır.

Yorumlar (0)
Bu içerik için henüz onaylanmış yorum yok.





