Samsun Yurt Savunma

Dün Urfa bugün Maraş! Organize bir dehşet mi?

Samsun Kent Haber köşe yazarı Taner Tekin, Şanlıurfa ve Kahramanmaraş'ta okullarda yaşanan silahlı saldırı dehşeti ile ilgili yazdığı köşe yazısında, ülke olarak büyük bir acı yaşadığımızı belirterek, "Dün Urfa bugün Maraş! Tesadüf mü, planlı ve programlı organize bir dehşet mi? Tarif edemediğimiz bir acı yaşıyoruz" dedi.


Ne söylenir? Nasıl söylenir? Tarif edemediğimiz bir acı yaşıyoruz!
Ne yaşıyoruz?

Bu yaşadığımız kötü bir kabus mu?
Yoksa tarifi bile mümkün olmayan bir dehşet mi?
Bize bu dehşeti kim yaşatıyor?
Peşi peşine kahredici saldırılar, silahlar kan göz yaşı ve ölümler!
Ölen kim?
Öldüren kim?
Bir gün 16 yaşında, bir gün 14 yaşında, iki çocuk mu? 
Yoksa, kim! Kimler!

Okul, eğitim, yuva, 
en güvenli olması gereken yer!
Öğretmen ölüyor!
Öğrenci ölüyor!
En kıymetlilerimiz 
çocuklarımız ölüyor!
Ölüyoruz, ya ölüyoruz!

Böyle bir acıyı, dünyanın en acımasız terör örgütleri bile gerçekleştiremezken, 
bizim bu yaşadıklarımız, gerçek olamaz! Olmamalı!

Dün Urfa bugün Maraş!
Tesadüf mü?
Planlı ve programlı organize bir dehşet mi!

Ne düşüneceğimizi, ne sorgulayacağımızı bilmediğimiz, bilemediğimiz günler yaşıyoruz.

Dijital platformlar, sanal dünya, akran zorbalığı, gizli servisler, terör örgütleri!

Bu dehşete kim, kimler yada her ne sebep oluyorsa, sonuna kadar dibine kadar araştırmalı!

Uzmanlar, bilim insanları, toplum mühendisleri, bilişim uzmanları, emniyet mensupları, istihbarat çalışanları, eğitimciler, pedagoglar, sosyologlar, psikologlar kim varsa, bütün bilir kişiler bir araya gelmeli!

Bu olayların bir biriyle bağlantılı olup olmadığını, sebeplerini araştırmalı, analiz etmeli ve çözümüne yönelik gerekli adımlar, neyse atılmalı.

En hassas yerimizden vuruluyoruz!

Evlatlarımız, çocuklarımız, öğretmenlerimiz güvende değilse, 
toplumun yaşayacağı, endişe ve korkuyu nasıl önleyeceğiz?

Yarın; dün hiç yaşanmamış gibi, kaldığımız yerden nasıl devam edeceğiz!

Onca soru, nasıl cevap bulacak?
Onca korku, nasıl giderilecek?

Evet bir kaç ay önce yazmıştım, küçük yaşta suça sürüklenen çocuklar ile ilgili infaz yasaları değişmeli!

Cezalar ağırlaştırılmalı ve bir çok, farklı önlem alınmalı diye! 
Ama bu, öyle bir şey de değil!

Gerçekten insan neye üzüleceğini kime kızacağını, 
nasıl tedbir alacağını bilemiyor, bilmiyor.

Çaresiz korku ve dehşet içinde yetkililerden, bir çare bir çözüm bekliyoruz.

Kimi, kimden nasıl koruyacağız, korumalıyız?

Kim nasıl, ne önlem almalı yada alacak?

Ne söylenir, nasıl ifade edilir, bilmediğimiz duygular içerisinde 
sadece diyebildiğimiz tek şey; Her şeye gücü yeten, yaradana sığınırız.

Hayatını kaybedenlere, sadece ondan rahmet geride kalan ailelerine ve milletimize sabırlar dilerim.