Ekonomik sarsıntılar ve huzursuzluk! Yeise düşmek yok!
Samsun Kent Haber köşe yazarı Temel Armutçu, siyasetteki belirsizlik, ekonomideki sarsıntılar ve toplumdaki huzursuzluk üzerine yazdığı köşe yazısında "Tarih bize defalarca gösterdi ki zulmün en güçlü göründüğü zamanlar aynı zamanda çöküşüne en yakın olduğu anlardır. Yeise düşmek yok" dedi.
Gecenin En Karanlık Vaktindeyiz Lakin:
Son dönemlerde yaşadıklarımız; siyasetteki belirsizlik, ekonomideki sarsıntılar, toplumdaki huzursuzluk ve karamsarlık, hepimizi derinden etkiliyor. İnsan bazen öylesine büyük bir girdabın içinde hissediyor ki, çıkış kapısı kalmamış sanıyor. Ancak unutmamak gerekir ki bu yaşananlar beş, on ya da yüz yıllık basit meseleler değil. Bunlar, insanın yaratıldığı günden bu yana süregelen o kadim hak ile batıl mücadelesinin bugünkü yansımalarıdır.
Tarih boyunca bu mücadele hiç bitmedi. Zaman değişti, aktörler farklılaştı; ama öz hep aynı kaldı. Bir dönem hak galip geldi, adalet hükmetti, insanlar huzur içinde yaşadı. Başka bir dönemde batıl üstün geldi, zulüm büyüdü, insanlık karanlığa gömüldü. Bugün ise yeni bir karanlık dönemin eşiğindeyiz. Tüm dünyada büyük bir adaletsizlik, açlık, savaş ve acı hüküm sürüyor. Lakin bu sessizlik, bu teslimiyet hali tesadüf değil; tarih bize defalarca gösterdi ki, zulmün en güçlü göründüğü zamanlar, aynı zamanda çöküşüne en yakın olduğu anlardır.
İnsan unutmamalı; Allah’ın hükmü apaçıktır: O, nurunu tamamlayacaktır. Bu yüzden yeise düşmek, karamsarlığa kapılmak, aslında umudun üzerini örtmektir. Yeis, insanın kalbini felç eden sessiz bir günahtır. Oysa düşünen, tefekkür eden, hatadan ders alan insan yeniden ayağa kalkar. Hak her zaman vardır; batılın gölgesi ne kadar büyürse büyüsün, güneşi örtemez.
Ve ey güzel insanlar; gecenin en karanlık vakti, sabaha en yakın olan vakittir. Bugün toplum olarak yaşadığımız sıkıntılar ne kadar ağır olursa olsun, bu durum bir son değil, bir uyanışın eşiğidir. Her bireyin sorumluluğu, bu imtihanın tam ortasında nerede durduğunu, hangi değerin yanında yer aldığını yeniden düşünmektir.
Şimdi karamsarlığı değil, tevekkülü kuşanma vaktidir. Çünkü zulüm baki değildir, haksızlık ebedileşemez. Her şeyin ötesinde, hakikat yine kazanacaktır. Bizlere düşen; sabretmek, düşünmek, umudu diri tutmak, kibir yapmadan kucaklaşmak ve yeise düşmeden umudu diri tutmaktır.
Unutmayın, sabah mutlaka olur ve güneş doğar. Allah hepimizi o sabaha hakkın rızasına uygun ulaştırsın.
Yorumlar (0)
Bu içerik için henüz onaylanmış yorum yok.





