Samsun Yurt Savunma

Sosyal çürüme! Hırsızlık, gasp, rüşvet! Sanki hepsi meşrulaşmış

Samsun Kent Haber köşe yazarı Temel Armutçu, sosyal çürümeye yönelik yazdığı köşe yazısında "Bilimin de, ilmin de, dinin de, suskun kaldığı bir çağdayız. Hırsızlık, gasp, rüşvet, kumar, adam kayırma, yetim hakkı, israf, çifte standart! Sanki hepsi meşrulaşmış. Moda kahramanlara değil, gerçek vicdan sahiplerine ihtiyaç var" dedi.

Allah güzel ahlakı ve vicdan sahiplerini sever. Herkes vicdanı kadar güzeldir, gerisi ise sadece kabukdan ibarettir. 
 
Bugün yaşadığımız dünyada, bu cümle artık bir temenni değil, bir feryat gibi yankılanıyor. Çünkü etrafımıza baktığımızda, vicdanın sesi kısılmış, ahlakın rengi solmuş durumda. 

Hırsızlık, gasp, rüşvet, kumar, adam kayırma, yetim hakkı, israf, çifte standart! Sanki hepsi meşrulaşmış, sıradanlaşmış. Artık kimse kötülüğe şaşırmıyor, herkes yapıyor bahanesiyle herkes biraz daha batıyor.  

Bilimin de, ilmin de, dinin de suskun kaldığı bir çağdayız. Söz söylemesi gerekenler konforuna gömülmüş, doğruları haykırması gerekenler alkışları dinlemeye meşgul. Dinden bahsedip adaleti unutanlar, adaletten söz edip merhameti kaybedenler her yeri doldurdu. Oysa toplum, yönünü kaybettiği zaman onu yeniden doğrultacak olanlar bilge olanlardır. Ama bugün bilge suskun, cahil gürültülü.  

En acısı da şu: İnsanlar artık sorgulamıyor. Yanlışı doğru gösterene, zulmü adalet diye pazarlayana, kibri liderlik sanana körü körüne biat ediyor. Halbuki gerçek lider, halkını alkışa değil hakkaniyete götürür; nefsini değil, halkını düşünür. Bizse günden güne uyuşuyor, yanlışın içinde huzur arar hâle geliyoruz.  

Bu manzarada vicdan hala direnenlerin son sığınağıdır.  
Kimsenin görmediğini gören, kimsenin duymadığını duyan, kimsenin konuşamadığını söyleyebilen yüreklerin çağrısıdır vicdan.
 
Bütün çürümeye, bütün yozlaşmaya rağmen eğer bir umut varsa, o da hala doğruyu yanlıştan ayırabilen vicdanlarda saklıdır.  

Bu yüzden artık moda kahramanlara değil, gerçek vicdan sahiplerine ihtiyaç var.  
Adaletin, merhametin ve hakkın diliyle konuşabilen insanlara.  
Çünkü herkes vicdanı kadar insandır; gerisi gerçekten hikaye.